Mistress Luciana itaat etmeyen köleyi acımasızca kırbaçlıyor

Mistress Luciana’nın odasında soğuk bir hava vardı; her hareketiyle otoritesini hissettiriyordu. Kulübenin loş ışıkları altında adam yerde diz çökmüş, titreye titreye bekliyordu. Kadının elinde sert deri kamçı, gözleri ise acımasız bir azimle parıldıyordu. İlk darbeleri indirdiğinde deri adamın çıplak sırtında keskin bir şekilde iz bıraktı, acı tırmanırken adam boğuk sesler çıkarıyordu. Ama Mistress vazgeçmiyordu, vurdukça vuruyor, adamın ruhunu deşip bedenini kıvranmaya zorluyordu.

Kamçı sırtında inceden kalınalara geçerken her darbe, adamın teninde ateş gibi yanıyordu. Sırf eziyet değil; bu aynı zamanda boyun eğmenin ve sapkın arzuların birleştiği ölümcül bir danstı. Kadının sert elleri bedenine yapışıyor, belinden tutup kaldırarak sertçe yere çarpıyordu adamı. Dudaklarından çıkacak istekli şikayetler susturulmuştu; onun yegâne amacı acıya katlanmak ve sahip olunduğunu hissetmekti.

Mistress Luciana’nın sesi keskin ve emrediciydi: “Daha hızlı dayan, amını seni!” diye hırlarken kamçıyla öyle acı veriyordu ki adamın bütün vücudu titremeye başlamıştı. Deriden kemiklere işleyen o kırbaç darbesiyle adeta diri diri parçalıyor, olmaz denen sınırları zorluyordu. Suda boğulan balina misali iliklerine kadar batmıştı işkence; ama sonunda tamamen teslim olmuştu.

Kadın kamçısını yere bırakıp dişlerini göstererek yaklaştı; parmaklarını ısırılmış deriye bastırırken nefes nefese kalmış adama sertçe köklediğini hissettirdi. İnatçı kaslarındaki ağrı ile beraber son damlasına kadar sikiyor, içinde biriken arzuyu en iğrenç haliyle dışarı çıkarıyordu. Adam çaresizce bağırırken amcığını dibine kadar gömmüştü o karanlık odada Mistress’in hükmünü kabul ederek…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →